Rekabetçi bir maçın en kritik anındasınız. Dikkatiniz zirvede, ekrana kilitlenmiş durumdasınız. Aniden arkanızdan veya çok geniş bir açıdan bir rakip çıkıyor. Onu vurmak için farenizi hızla ve geniş bir kavisle çevirmeniz gerekiyor. Kolunuzu hızla geriye doğru savuruyorsunuz ve o sinir bozucu an: Güm!
Dirseğiniz veya omzunuz koltuğunuzun sert yan çıkıntılarına çarpıyor, fare hareketiniz yarıda kesiliyor ve maalesef raundu kaybediyorsunuz. Peki, bu başarısızlığın sebebi reflekslerinizin yavaşlığı mı, yoksa sizi bir kalıba hapseden oyuncu koltuğunuz mu?
Piyasadaki birçok standart oyuncu koltuğunun tasarımında çok temel bir hata vardır: Spor arabaların koltuklarını birebir kopyalamak. Gerçek bir yarış arabasında o sert ve dar omuz çıkıntıları, virajlarda pilotu merkezkaç kuvvetinden korumak için tasarlanmıştır. Ancak masa başında oyun oynarken yerçekimine veya yüksek hızlara maruz kalmazsınız!
Masa başındaki bir oyuncunun en çok ihtiyaç duyduğu şey üst gövde özgürlüğüdür. Düşük fare hassasiyetiyle oynayan ve ani, geniş vuruşlar yapmak zorunda olan bir oyuncunun dirsekleri geriye doğru rahatça esneyebilmelidir. Dar omuz destekleri ve oyuncuyu "sıkıştıran" tasarımlar, kolun geriye gidişini fiziksel olarak engeller. Bu da oyuncuyu sadece bilekten oynamaya mahkum eder ve uzun vadede şiddetli bilek ağrılarına zemin hazırlar.
İyi bir nişancı olmak, sadece iyi bir fareye sahip olmakla değil, o fareyi hareket ettirecek alanı yaratmakla ilgilidir. Koltuğunuz sırtınızı desteklerken kollarınızın manevra kabiliyetini asla çalmamalıdır.
Özetle; Kötü tasarlanmış bir koltuk, sadece belinizi ağrıtmakla kalmaz, aynı zamanda oyun içi performansınızı da fiziksel olarak kısıtlar. Farenizi geniş açılarla, özgürce ve hiçbir engele takılmadan savurabilmek her oyuncunun hakkıdır.
Koltuğunuzun sizi dar kalıplara hapsetmesine izin vermeyin. Sitemizdeki Titanseat Throne modelini inceleyerek üst gövdenizi özgürleştirin ve reflekslerinizin önündeki engelleri kaldırın!